TASAVVUF YAZILARI -7- Lokma

LOKMA

 

Epey oldu be DOSTLAR!… Hani şöyle kütür kütür bir gece yolculuğuna çıkmayalı…

Hiç yaşadınız mı bilmiyorum…

Hani tek katlı, bahçeli, müstakil evlerin olduğu bir mahalle düşünün…

Hani vaktin geceyarısı olduğunu düşünün…

Hani akşama kadar lapa lapa kar yağmıştır da, her taraf beyazın cümbüşüne dönmüştür…

Hani evler kardan elbise giymiş gibidir de, tüten bacalarıyle pek bir hoş görünür…

Hani ağaçlar dantel dantel süslenmiştir de, taze birer gelin gibi süzülür durur karşınızda….

Hani sokak lambaları nur saçan birer kandile dönmüştür de, her daim nöbettedir.…

Ne muhteşem bir uyum içindedir… Gecenin siyahıyla, karın beyazlığı… Gecenin soğuğunda karın sıcaklığı…

Hani bir de Ay’ın şavkı vurur da yakamozları kıskandıran bir ışıltı kaplar ortalığı….

Ne doyumsuz bir manzaradır, bilir misiniz ?...

Dönüp etrafınıza baktığınızda; büyülenir kalırsınız gördükleriniz karşısında…

Bir duygu seli kaplar yüreğinizi… Hüzünle karışık buruk bir tat bırakır sol yanınıza…

Geceye bürünmüş sokaklarda yürürken tek başınıza… Tılsımlı bir sessizlik kol gezer dört bir yanınızda…

Her sokak Picasso’dan bir tablo gibidir karşınızda….

Muhteşem manzarayı temaşa ederken, sessizliğin senfonisini dinlersiniz…

Ne hoştur karda yürümek…. 

Hani bastıkça bembeyaz kara…

Tek bir ses duyarsınız her adımda:

KIRT !!!... KIRT !!!... KIRT !!!...

Dönüp baktığınızda ardınıza …

İzler görürsünüz, size çok aşina…

----------------------------

Evet dostlar; gecenin hüzne dönüşen bu anında, çocukluk dönemimdeki kış mevsimine uzandım biraz… Beynimin kıvrımlarına takılan izleri bir bir yokladım… Mahallemi, sokağımı hatırladım… Kış mevsiminin tatlı bir gecesini sokağımda yaşadım…  

Bende kalan izleri sizlerle paylaştım…

İZLER… İZLER… İZLER…

 

Düşünüyorum da, çocukluğumdan bugüne kadar arkamda nasıl bir iz bıraktım acaba?... Ve nasıl bir iz bırakıp gideceğim bu diyar-ı gurbetten?…

Kar izi mi?... Zift izi mi?...

Yıllar öncesinden hafızamda kalan güzel mısralar hatırlıyorum… Kime ait olduğunu bilmiyorum… Ama güzel olduğunu biliyorum…

 

YOLCU....!!!

HERKES BU MİSAFİRHANEYE UĞRAR

VE BİR İZ BIRAKIR GİDER…

BU İZLER ARASINDA ÖYLELERİ VARDIR Kİ;

ONLARI YILLAR VE ASIRLAR AŞINDIRAMAZ.

ÖYLE İZLER VARDIR Kİ,

YÜRÜYENLE BİRLİKTE KAYBOLUR GİDER.

İZ VARDIR Kİ,

ARKADAN GELENLER YOL DER, SEHRAH DER, TUTAR GİDER.

İZ VARDIR Kİ PATİKADAN, DAĞ YOLUNDAN DA BETER.

İZ VARDIR Kİ ONA YÜZLER SÜRÜLÜR, GÖZYAŞI DÖKÜLÜR.

EY YOLCU!... ARKANDA NASIL BİR İZ BIRAKACAKSIN?...

 

Evet, arkamızda nasıl bir iz bırakıp gideceğiz?... Mühim soru…

 

Bilinmelidir ki, tek bir kişi olarak, bir aile ferdi olarak, bir anne ya da baba olarak, bir aile büyüğü olarak, bir komşu olarak, bir mahalle sakini olarak, bir işçi-köylü- memur- esnaf ya da herhangi bir meslek mensubu veya bir ilim adamı ya da bir amir olarak, bir şehrin mukimi olarak, bir ülkenin vatandaşı olarak, bir kültürün taşıyıcısı olarak, bir medeniyetin mensubu olarak, bir inancın sahibi olarak ve bir kul olarak;

 

Geride bırakacağımız izi şekillendiren ilk ve temel şey şudur:

 

LOKMA…

 

Ama nasıl bir lokma?

 

HELAL LOKMA…

 

Kemalata giden yolun birinci adımı helal lokmadır…

Midenize haram lokmalardan duvar örerken, kalbinize ALLAH dedirtemezsiniz…

Günahtan sakınmanın, gafletten kurtulmanın anahtarı helal lokmadır…

Vücudu haramlardan temizlemeden, vücudun yapı taşı MADE IN HARAM iken nefse karşı koyamazsınız…

Bataklığı kurutmadan sivrisinekle mücadele etmek ne kadar anlamlıdır?

Helal lokma ile vücud zikreder…. Haram lokma ise, sadece zulmeder...

 

Nûr ve kemâli artıran lokma, helâl kazançtan elde edilen lokmadır.

 

İlim ve hikmet helâl lokmadan doğar; aşk ve rikkat, helâl lokmadan  meydâna gelir.

 

Ağza  alınan helâl lokmadan, gönülden kulluğa bir meyil; öbür âleme gitme arzûsu zuhûr  eder.

 

Bir lokmadan hasede uğrar tuzağa düşersen; bir lokmadan  bilgisizlik ve gaflet meydâna gelirse, sen, o lokmayı haram bil!

 

Buğday ekersin de arpa mı biter? Attan eşek sıpası doğduğunu gördün mü hiç?

 

Lokma tohum gibidir, mahsûlü fikirlerdir. Lokma deniz gibidir, incileri fikirlerdir.  (Mesnevî, 1, 1642-1648)

 

Evet Dostlar !… Lokma, toprağa atılan tohum gibidir…

Mahsulü, düşüncedir, fikirdir, insandır, MEDENİYETTİR…

 

LOKMANA BAK !... MEDENİYETİNİ GÖR !...

LOKMANA BAK!... EBEDÜL EBED YERİNİ GÖR !…

…………………………….

Her zaman sevmişimdir zati…. Kütür kütür gece yolculuklarını….

 

 

 

AŞKINIZ CEMAL, CEMALİNİZ NUR, NURUNUZ AYN OLSUN!...

 

Ahmet Levent, 20.11.2007

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !